Templates by BIGtheme NET

Adli Bilim

Adli bilim hukuk kurumlarına yardımcı bir bilim dalıdır. bu yönden kapsamı çok geniştir ve sadece olağan ceza ve hukuk davlarını değil, aynı zamanda ih tira beratı (patent) anlaşmalıkları, sigorta uyuşmazlıkları ve talepleri, boşanma davaları ve eşya satışı (özellikle yiyecek maddeleri ve ilaçlar) gibi konuları da kapsamına alır. bununla birlikte çok kişi, adli bilim deyince bundan, salt işlenmiş bir suçun bilimsel araştırma ve soruştumasını anladığından biz de burada konuyu sadece bu açıdan ele alacağız. bu kısıtlamayala bile, kapsamının gene pek geniş, hemen hemen tüm bilim dalları kadar geniş olduğunu göreceğiz.

Böylece örneğin fizik ve kimya adli bilim yöntemleri içinde çok önemli bir rol oynar; ama botanik, zooloji, tıp, fotoğrafçılık ve daha birçok bilim dalının da adli bilimde uygulama alanı bulduğunu görürüz.  özellikle patolojiyle ya da ölüm nedeninin incelenmesiyle uğraşan adli tıp, konunun sınırlarını bir ölçüde de olsa daraltmak amacıyla burada ele alınmayacaktır.

Adli bilim ilk olarak Avrupa’da biçimlenmeye başladı. en önemli önçülerinden biri olan Edmond Locard, Fransanın Lyon kentinde 1910 yılında  küçük bir polis laboratuvarı kurdu. sonradan bu laboratuvar bir üniversiteye bağlandı ve Locard’ın öğrencileri buradan adli bilimi, tüm dünyaya yaydılar.

Bir suç işlendiği zaman genellikle işe ilik olarak “suçun işlendiği yerde görevli” olan memur el koyar onun işi tüm görülebilir ve önemli ayrıntıları not etmek ve adli bilimde kanıt olarak kullanılabilecek öğelerin polis laboratuvarıncaa incelenmesini sağlamaktır. bu sorumluluk isteyen, son derece yüksek bir ustalık ve karar verme yeteneği gerektiren, bir görevdir. Tüm kanıtlar toplanıncaya ve fotoğraflar çekilinceye kadar hiçbir şeyin yerinden oynatılmaması gerekir. Bu arada görevli uzun uzun düşünmeye de pek zaman bulamaz. Çok zaman, adeta karanlıkta çalışmak zorundadır. çünkü bu aşamada genel olarak sanık ortada bulunmaz. Bu yüzden daha sonra ele geçirebileceği umulan bir bilinmeyen kişi ile bağlantı kurması beklenen kanıtların seçilip toplanması gerekir. bunlar çoğunlukla suçun işlendiği yerde normal olarak bulunması sözkonusu olmaya lifler (örneğin giyim eşyasından kopmuş iplikler)  cam kırıkları, boya bulaşıkları (sözgelimi, birine vurup kaçmış bir otomobile ait)  kan lekeleri, ölen kişininin tırnaklarında toplanmış kir gibi kanıtlar olabilir.  Söz konusu malzeme, sırası geldiğinde sanığın bulunmasında değerli ipucu yerine geçer.

Cevapla


Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portalı - Güncel ve Tarafsız Haberler İçin Her Gün Ziyaret Ediniz.