Templates by BIGtheme NET
Anasayfa » Genel » Renkler ve Taşıdıkları Anlamlar

Renkler ve Taşıdıkları Anlamlar

4390_zko_teardrop-300x197Kişi kendisini nasıl hissediyorsa ona uygun renkleri seçer ve hangi rengi seçiyorsa buna bağlı olarak kendisini öyle hisseder. Yani nasıl hissediyorsak o renkleri seçiyor, o renkleri seçtiğimiz içinde ona uygun hislere kapılıyoruz.Renklerin insan üzerindeki etkileri sağlık, psikoloji, zihinsel ve fiziksel performans, alışveriş, üretim, tüketim, eğlence vb. konularda ve bu sektörlerde kullanılmaktadır.
Renkler insanın psişik( ruhsal ) halini yansıtır ve etkiler. Aslında renkler sadece ruh halimizi değil sağlımızı ve enerjimizi de etkilemektedir. Bundan dolayı yüzyıllardır genel tedavi uygulamalarına destek olması açısından renklerle tedavide kullanılmaktadır. Bunun için bazı hastalıkları olanlara hastalığına iyi gelecek renkleri kullanmaları tavsiye edilmektedir, örneğin kalp rahatsızlığı olan birisine dinlendirici ve huzur veren bir renk olmasından dolayı yeşil ve yeşilin tonlarını kullanmaları önerilmektedir. Kışın insanlar daha çok depresyona girmektedir. Bunun nedeni genellikle havanın kapalı ve bulanık olması yani kahverengi, gri ve siyah tonlarında olmasıdır. Kış günlerinde kara bulutlar ne kadar çoksa insanlar o gün daha çok depresyon halindedir. Yazın ise depresyon sayısında büyük bir azalış gözlenmektedir. Çünkü hava açıktır, güneşlidir ve güneşe bağlı olarak seratonin( mutluluk ) hormonunun salgılanması daha fazla olmaktadır. Bundan dolayı yazın depresyon vakaları azalmakta ancak seratonin hormonunun daha fazla salgılanmasından dolayı manik vakaları artmaktadır. Aslında rahatsızlığın her türü kötü olmasana rağmen depresyona girmektense manik olmanın daha iyi olduğu söylenebilir.

Renkler; ışığın değişik dalga boylarının gözün retinasına yansımasıyla algılanabilmektedir. Bundan dolayı göz bozukluklarında renkleri net görmek güçleşebilmektedir. Çok karanlık bir ortamdan aydınlık ve parlak bir ortama çıktığımız zaman gözlerimiz kamaşmakta bir süreliğine de olsa görmekte zorluk çekmekteyiz. Çünkü gözün değişen ortama uyum sağlaması ve renkleri algılaması için biraz zamana ihtiyacı vardır ve bu zaman boyunca gözlerimizi biraz kısar ve fazla olan güneş ışığının göze yansımasını engellemeye çalışırız. Ya da aydınlık bir ortamdan karanlık bir ortama girdiğimiz zaman daha fazla ışığın gözümüze yansıması için belli bir süre gözlerimizi olabildiğince açarak bakmaya çalışırız. Ancak bu süre geçtikten sonra yani gözler bulunduğu ortama uyum sağladıktan sonra normal bir şekilde görmeye başlayabiliriz. Gözlerin bulunduğu ortama uyum sağlaması için gerekli olan bu süreye gözün uyum süresi denilmektedir.

Cevapla


Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portalı - Güncel ve Tarafsız Haberler İçin Her Gün Ziyaret Ediniz.


halkalı esocrt kayaşehir esocrt