Templates by BIGtheme NET
Anasayfa » Genel » Milli Edebiyat Dönemi

Milli Edebiyat Dönemi

4390_zko_teardrop-300x197Milli edebiyat döneminde, milli unsurlara bolca yer verilmiş, milli unsurlar ön plana çıkarılmış, sade Türkçe ile eserler kaleme alınmış olduğundan bu döneme bu ad verilmiştir. Bu toplulukta yer alan yazarların amacı, memleketten bahseden bir edebiyat oluşturmaktır.Bu topluluğun üyeleri Divan edebiyatıyla doğu edebiyatının, Tanzimat’tan sonraki edebiyatlarla da batı edebiyatının taklit edildiğini savunmuşlardır. Bu yüzden Milli Edebiyatçılar, Yahya Kemal’in deyişiyle “Mektepten memlekete” dönen bir sanat anlayışı içerisinde olmuşlardır.
Milli Edebiyat, 1908 Meşrutiyetinin getirdiği yeni fikir akımlarından ve bunlar arasındaki tartışmalardan meydana gelmiştir. Uzun bir süre Türk edebiyatını etkileyen Milli Edebiyat, çeşitli fikir akımlarından beslenmiştir.
II. Meşrutiyetin ilanından sonra Osmanlı fikir adamları devleti yıkılmaktan kurtarmak için çeşitli düşünce arayışlarına girişmişlerdir. II. Abdülhamit’in yoğun baskıcı yönetiminin sona ermesiyle birlikte ülkede meydana gelen serbestlik içinde Türk aydınları dört ayrı fikir ortaya atmışlardır. Ülkenin kurtulmasını isteyen aydınlar önce Osmanlıcık fikrini savunmuşlardır; fakat Balkan Savaşları sırasında bu fikirden vazgeçilmiş, bunun üzerine İslamcılık yani ümmetçilik anlayışı önem kazanmıştır. Bu fikirden de daha sonra vazgeçilmiştir. Çünkü Arnavutluk ve Arapların da bağımsızlıklarını istemeleri bu fikrin de sonunu hazırlamıştır. Bu iki fikrin işe yaramadığını gören Türk fikir adamları, Türk milletini kurtaracak fikrin Türkçülük olacağını savunmuşlardır. Bu fikir daha sonra yıkılacak Osmanlı Devleti’nin yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ana düşüncelerinden biri haline gelmiş ve Milli Mücadele döneminde Türk milletinin çoğunluğu tarafından kabul görmüştür. Bir başka fikir de batıcılıktır. Bu da, bazı Türk aydınları tarafından benimsenmiş bir düşünce olup, bu kabul Avrupa’nın bilim ve teknolojisinden yararlanma şeklinde olmuştur.
1908 yılında faaliyete başlayan Türk Derneği, Türkçülük fikrinin edebiyata ilk yansımasıdır ve kendi adıyla 1911′de dergi yayımlayan dernektir. İlerleyen zamanda bu derneğin yerini Türk Yurdu almıştır. Bu derneklerin en etkilisi ve sesini en iyi duyuranı birtakım genç sanatçıların oluşturduğu Genç Kalemler dergisidir. Bu dergi, “Yeni Lisan” adıyla milli edebiyatı ortaya atmıştır. Lanson’a göre, “Edebiyat milli hayatın bir manzarasıdır.” Bu edebiyat hareketi, daha önceki edebiyatı, önce doğuya ardından batıya yönelmesi sebebiyle milli bulmaz.

Cevapla


Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portalı - Güncel ve Tarafsız Haberler İçin Her Gün Ziyaret Ediniz.