Templates by BIGtheme NET
Anasayfa » Genel » Kişiler Arası İletişim Engelleri

Kişiler Arası İletişim Engelleri

4390_zko_teardrop-300x197Bireylerin kurmuş olduğu iletişimde kaynak ve alıcı durumundaki kişilerin birbiri hakkında olumsuz duygular gütmeleri de mesajın doğru anlaşılmasını önler. Bir de alıcı, kaynak durumundaki ferdin mesleği, cinsiyeti, dış görünüşü gibi özelliklerini değerlendirmeye sokarak kendince olumsuz bir izlenim yaratabilir. Bu da kaynak ve alıcı arasındaki iletişimde kopukluklara sebebiyet verebilir. Ayrıca alıcı ve kaynak arasında mevcut bulunan kültürel farklılıklar da mesajın değerlendiriliş aşamasında önemli sorunlar teşkil eder.Sağlıklı bir iletişim sağlanmasının yolu bireylerin iletmek istedikleri mesajları doğru biçimde anlatmaları ve kişiler arası iletişim engelsiz olmasına bağlıdır. Kişiler arasındaki iletişimde engel oluşturan sebeplerden biri ön yargıdır. Ön yargı, bir kişi veya topluluk hakkında önceden öğrenilmiş ve bir kalıp olarak yerleşmiş algılardır. Bu algılar, başlarda kişinin kolayca karar vermesini sağlıyor gibi görünse de, genellikle yanlış kararlar alma ile sonuçlanmaktadır. Kişilerin geçmiş yaşantıları, ihtiyaçları, beklentileri iletişimde otomatik kararlar almaya neden olur. Bu şekilde hızlı bir karar verme mekanizmasının kullanılması bireylerin arasındaki iletişimin daha başlamadan büyük bir yara almasına sebebiyet vermektedir. İlk defa tanışılan insanları belli bir gruba dâhil ederek değerlendirmek, karşı tarafın sözlerinden, jest ve mimiklerine kadar inceleyip yargısız infaz yapmak doğru değildir. Sadece bir özellik veya davranışa bakarak bir kişi hakkında karar vermek iletişimde yanlış sonuçları oluşturur. Örneğin, ırk, cinsiyet ve yaş ayrımcılığı yapmak basmakalıp yargılardandır. Etrafındaki insanlara sürekli ön yargıyla yaklaşan bireyler, fert ve toplum ile olan ilişkilerinde devamlı aynı yaklaşımı sergilediklerinden doğru bir iletişim kuramamaktadır. Bunun sonucunda da fert, toplum içinde yalnız kalmakta ve içine kapanmaktadır.
Yine bir kişinin bir özelliğinden hoşlanmamak o kişiyi bir sınıfa sokmayı gerektirmez. Mesela, daha önce tanışmadığınız bir insanın size selam vermemesi o kişiyi soğuk ve itici yapmaz. Ayrıca işinde çok titiz çalışan bir yöneticiyi de çalışanlarına eziyet ediyor diye benimseyip insafsız sıfatını ona yüklemek doğru bir davranış olmaz. Güçlü ve saygın bir insanı da ukala diye adlandırmak yine doğru olmayan bir davranış olur.
Toplumsal bir sınıfa ait inançlardan meydana gelen, zihinsel, duygusal ve davranışsal değerlendirmelerin sonucu olarak ortaya çıkan ön yargı, etimolojik köken olarak Latincedeki “praejudicium” kelimesinden gelir. Bu sözcük zaman içinde anlam değişikliğe uğramış olup, antik devirde, “önceki karar ve tecrübelere dayanan yargı” anlamını, ilerleyen zamanlarda ise “gerçekler hakkında araştırma yapmaksızın ve düşünmeden alınan karar” anlamını taşımıştır. Son olarak ise, “önceden karara varılmış ve düşüncelerle desteklenmiş bir yargı ile birlikte bir şey hakkında olumlu veya olumsuz duygu besleme” anlamını kazanmıştır. Ön yargı kavramını bugünkü anlamına en yakın şekilde kullanan Allport’a göre önyargı, “herhangi bir gruptaki bir bireye, sadece o grupta bulunmasından dolayı gösterilen kötü muamele” olarak belirtilmiştir.
Ön yargı kavramını oluşturan bazı yaklaşımlar ise şunlardır:
Sosyo-kültürel yaklaşım: Bu yaklaşıma göre, ön yargı kentleşmenin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Şehirlerde onay görmeyen özellik ve niteliklerin sadece toplumun bir kesimine yüklenmesiyle o kesime ilişkin olumsuz düşüncelerin oluştuğu ifade edilmektedir.

Google dan Gelen Aramalar:

Cevapla


Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portalı - Güncel ve Tarafsız Haberler İçin Her Gün Ziyaret Ediniz.