Templates by BIGtheme NET
Anasayfa » Genel » Güllaç ve Tarihçesi

Güllaç ve Tarihçesi

4390_zko_teardrop-300x197Güllaç yaprakları ise, suyla karıştırılan mısır nişastası ve unun tavada pişirilmesinden sonra kurutularak elde ediliyor. İdeal güllaç yaprağı ağırlığı ise 30-35 gram olmalı. Güllaç yaprağının ağırlığı artarsa lapa oluyor, azalırsa kırılıyor.15. yüzyılın ortalarına kadar Osmanlı’da halk, mısır nişastasından yufkalar açar ve bu yufkaları saklarmış ve bu yufkalar havayla temas halinde olduğu için zamanla kururmuş. Halk da kuruyan bu yufkaları süt ve şekerle ıslatıp yermiş. Zamanla içine gül suyunun eklenmesiyle “güllü aş” ismini almış. İlerleyen zamanda tatlının adı “güllaç” a dönüşmüş.
Arif Bilgin’in Osmanlı Saray Mutfağı kitabına göre güllaç saraya ilk kez 1489′da girmiş. Kastamonulu Ali Usta’nın, elinde kalan kuru yufkaları, saray görevlilerinin Kastamonu gezisi sırasında şekerli sütle ıslatıp ikram etmesiyle Osmanlı sarayına girmiş ve sarayın gözbebeği olmuş. Ali Usta bir ferman ile saraya getirilmiş ve Tatlıcıbaşı yapılmış. Osmanlı sarayının sofralarından eksik edilmeyen güllaç tatlısının yaprakları Osmanlı döneminde kömür ocaklarında sac tavalarda yapılırmış. Kamıştan yapılan sırt küfeleriyle de paşa konaklarına taşınmış.Bazı kaynaklarda Kanuni Sultan Süleyman’ın çocukları için düzenlediği sünnet törenlerinde ikram ettiği de yer alır.
100 gramında yaklaşık 150 kalori bulunmaktadır. Kalorisi düşük olan bu tatlı, aynı zamanda çok da sağlıklı. Uzmanlar tatlının içerdiği B, E vitaminleri ve protein nedeniyle bağışıklık sistemini güçlendirdirdiğini, sakinleştirici ve stresi azaltıcı etkileri olduğunu ve oruçtan dolayı düşen kan şekerini dengeleyerek normal seviyeye getirdiğini belirtiyor.
Ramazan ve güllaç,işte ayrılamaz ikili.

Cevapla


Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portalı - Güncel ve Tarafsız Haberler İçin Her Gün Ziyaret Ediniz.