Templates by BIGtheme NET
Anasayfa » Genel » Divan Edebiyatı ve Türleri

Divan Edebiyatı ve Türleri

4390_zko_teardrop-300x197Kuruluş döneminde en önemli unsurlar Farsça’dan yapılan çevirilerdir. Fars Edebiyatının zirvesinde olan şarilerden yapılan çeviriler, Divan şiirinin biçim ve özünün oluşmasında etkili olmuştur. Gülşehri, kendinden de bir çok unsur kattığı Feriddüddin Attar’ın Manttıku’t Tayr adlı mesnevi çevirisinde tasavvuf ilkesinin temellerini attı. Hoca Dehhani ise din ve tasavvuf konularını bir yana iterek maddi aşk ve şarabı konu alan şiirler yazdı. Bu durum da Hoca Dehhani’yi bazı çevrelerin ilk Divan şairi saymasını sağlamıştır. Bunlar dışında Kadı Burhaneddin, Çelebi Mehmed, Şeyhi, Ahmedi Dai gibi şairler Divan Edebiyatının kuruluşuna öncülük etmişlerdir.Geçiş Dönemi ise 15.yy’dan başlar. Fars Edebiyatından etkilenerek şekillenmeye başlayan edebi anlayış, bilhassa saray ve saray çevresi aydınlarının desteği ve ilgisiyle gerçek kimliğini bulmaya başlamıştır. Bu dönemde Divan şiiri işlediği konularla, benimsediği görüşlerle halktan uzaklaşmaya başladı. Bu dönemde tasavvuf düşüncesiyle birlikte maddi aşk ve zevklere dair de şiirler yazıldı. Yine bu dönemde Fatih Sultan Mehmed’in sanata ve edebiyata verdiği değer, Divan Edebiyatının olgunluk dönemine geçmesi için zemin hazırlamıştır.
Olgunluk Dönemi, Divan Edebiyatının tamamıyle kendi yolunu bulduğu, etkilendiği Arap ve Fars Edebiyatlarını geride bıraktığı dönemlerdir. Daha önceden Fars şairlerini kendilerine örnek alan şarilerimiz, bu dönemde onlardan üstün olduklarını kabul etmişlerdir. Nitekim Fuzuli, Baki, Nef’i, Nabi, Zati, Hayali, Necati… gibi, daha önceki yazılarımda tanıttığım pek çok dünya çapında şair bu dönemde yetişmiştir.
Divan Edebiyatında sanat anlayışı iki bölümde incelenebilir; şiirde ve düzyazıda. Divan Edebiyatında düzyazı pek değer görmemiş ve pek örnek verilmemiştir. Ancak bu edebiyatın son dönemlerinde şairlerin hayatlarının anlatıldığı şair tezkireleri düzyazıya örnek gösterilebilir.
Divan şiirinde şairin şairin şiir yazmaktaki amacı hüner ve marifet göstermektir. Fakat Divan şairleri tamamıyla özgür değildir. Çeşitli nazım şekillerine, türlerine ve konularına bağlı kalmak zorundadırlar. Konusu, türü şekli, herşeyi belli olan şiirlerde şaire tek bir şey kalmıştır; şiiri incelik ve ustalıkla işlemek. Ve yüzyıllar geçtikçe şairler bu konuda kendilerini geliştirmişler, şiiri bir kuyumcu gibi ustalıkla işlemeyi öğrenmişlerdir.

Cevapla


Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portalı - Güncel ve Tarafsız Haberler İçin Her Gün Ziyaret Ediniz.


halkalı esocrt kayaşehir esocrt