Templates by BIGtheme NET
Anasayfa » Genel » Biz İnsanlar Neden Koyun Gibi Yaşıyoruz?

Biz İnsanlar Neden Koyun Gibi Yaşıyoruz?

4390_zko_teardrop-300x197Bizde beslenmek için evde yemek yapıp yiyoruz. Bir telefon kadar yakın olan su şirketlerinden sipariş verip suyumuzu da içiyoruz. Zamanı geldiğinde annelerimizin de hiç azımsanmayacak olan o baskısıyla evlenip yuva kuruyoruz ve neslimizi devam ettiriyoruz. Sizi bilmem ama ben henüz üst taraftaki paragrafla bunun arasında hiçbir fark göremedim. Madem öyle bizi onlardan ayıran şey nedir? Cevabı çok basit “hedef”, “ideal” … Ve siz buna artık ne isim vermek isterseniz o.Hiç düşündünüz mü “benim hedefim ne?” diye. Sanırım bunu hiç düşünmediniz. Belki de evlenmeyi, bir mesleğe kavuşmayı ve hatta yemek yemeyi bile hedef sananlar olmuştur içimizde. Hadi ama biraz gerçekçi olun mutlaka bunları düşünmüşsünüzdür. Bence bunları bir an önce bir daha geri dönüş yapmayacak şekilde çıkarın aklınızdan. Ben gerçek hedeflerden bahsediyorum. Mesela köydeki bir çiftçinin yurt dışına açılmak istemesi bir hedeftir. Ya da bir inşaat mühendisinin adından yüzyıllar boyu bahsettirecek güzellikte bir yapı inşa etmesi bir hedeftir. Bunları istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz.
Artık kendinize bir hedef koyun mutlaka ve bunu yaparken “ben bunu nasıl yapabilirim”, “bunu yapmak imkânsız” gibi düşüncelerden kesinlikle uzak durun. Unutmayın zamanın da Newton da yerçekimi kanunu ya da bulduğu diğer kanunlar için imkânsız deseydi şimdi ben burada onun ismini yazıyor olmazdım. Bu yüzden imkânsız diye bir şey yoktur sadece insanın nefsine zor gelen şeyler vardır. Sizler bunu kesinlikle yapabilirsiniz. Sokağa çıktığımda “benim hedefim en büyük olmak” diyen insanlar görebilmek dileği ile…
Not: Erdal Demirkıran’ın kitabından derlemedir.
Yine Erdal Demirkıran’ ın incilerini görüyorum bu güzel blogta. Tabi ki Erdal Demirkıran’ a katılmıyorum. Bana göre bütün hayatlar kutsaldır bütün canlılar kutsaldır. Bütün eylemlerin bir amacı vardır ve onların hepsi yaratıcının öngördüğü şekilde evrene hizmet eder; evrenin o eylemlerin sahiplerine hizmet etmesi için. Tabi yine bu yazıdan “kariyer” yapmanın önemli olduğundan bahsediyor Erdal Demirkıran, ya da sizin dediğiniz gibi derlenen bu yazıdan. 

Ben insanı doğaya çok yakıştırıyorum. Elbette düşünen hayvan olarak tarif edilen bu insan dediğimiz yaratık, zekasının gücüyle onu yenip onun efendisi olmuştur binlerce yıl içerisinde. Doğanın efendisi olduktan sonra insan denilen bu yaratık artık diğer insanların da efendisi olmak ister. Aç gözlülük müdür, kendine duyduğu narsist duygular mıdır bilemiyorum. Ben bunu bu kadar kesin bir şekilde tarif edecek yeterliliği göremiyorum aslında kendimde.

İnsan hayatını kendini tanıyarak geçirmeli. Belgesel izliyorum evet. Kitap okumuyorum ama kanımca kitap okumanın yerine bir nevi geçecek makaleler ve yazılar okuyorum internet denen bu nimetten. Bin hikaye okumaktansa bir sohbeti tercih ederim her zaman. Bunun kadar güzel bir haz yoktur eğer karşınızdaki kişi sizinle bir şekilde uyuşuyorsa. O yüzden “idealler, hedefler, amaçlar” biraz bana yapay geliyor. Çünkü insan insana köle olmuştur. Bu çıkarımdan yola çıkarak “idealler” “özentilikler”, “hedefler” “yaptırımlar”, “amaçlar” “kazançlar” olarak geri dönecek bir şekilde size. Bunun sonunda gayet hırslı, gözü dönmüş, paraya tapan, yaptığı sanatı bile parayla satıp onu değersizleştiren insanlar olacak, olacağız.. ve olduk. Tabi bunlar benim fikirlerim, ne demeli. Durduğunuz yere göre değişiyor manzara.

Ben eğer birileri beni ciddiye alıyor olsaydı onlara şu tavsiyeleri verirdim. Özgür olun. Hiç bir sisteme, hiç bir tabuya eğilmeyin. Belki bu biraz anarşist bir tavsiye. Ama gerçek bu… cennet için veya daha çok para için debelenen bu insanlar aslında cennette olduklarının farkında değiller, ne kadar zenginlikte yüzdüklerinin farkında değiller. “Başarıya giden yol”, “On adımda kariyer sahibi olma”, “Sadece aptallar 8 saat uyur” gibi önermelerle insanlar hipnotize ediliyor. Önce televizyonlarda “paparazzi” denilen saçmalıkla insanları o renkli dünyaya özendiriyor, kandırıyorlar. Sonra “Yeteneksizsin Türkiye” gibi ismiyle kelime oyunları yapan programlarla kolay yoldan şöhret ve kariyer vaat edip 75 milyonun önünde dalga geçiyorlar. Kariyer yapacağım, yükseleceğim diye kendine ayırdığın tüm vakti yitiriyorsun ve kendine tapan megolaman zamparaların ya da aşifte kadınların peşinden onlara itaat edebilmek için köpek gibi koşuyorsun. Bir gün eğer gerçekten dişini tırnağına takarak o dedikleri gibi kriterlere uyarak çalışırsan onlar gibi egoist bencil adamlardan olabiliyorsun elbet. Geriye senden bir şey kalmadığı için onlara benziyorsun elbette. Önce herkes zengin olabilirmiş gibi kandırıyorsun milleti ki bu imkansız. Ya babadan oğula sevgili kardeşim. ya da çalarak zengin olunur. Sonra da onu da kendine alet ediyorsun. Yani yok öyle bir idealmiş de bilmem neymiş. Yalan dolan bunlar.

Aslında daha da yazardım hem de bir çok şey daha.. tam anlatamadım derdimi. Ama şimdi bu blogun sorunsalı haline gelmek istemiyorum kazara. Saygılarımla.

Cevapla


Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portalı - Güncel ve Tarafsız Haberler İçin Her Gün Ziyaret Ediniz.


halkalı esocrt kayaşehir esocrt