Templates by BIGtheme NET
Anasayfa » Genel » Aşık Halk Edebiyatı Nedir?

Aşık Halk Edebiyatı Nedir?

4390_zko_teardrop-300x197Bazı aşıklar kimi zaman başlarından geçen olayları eserlerine yansıtmakta ve çıkarılan öğüt ve dersleri eserlerine eklemektedirler. Aşık edebiyatının başlangıcı incelendiğinde 16. yüzyılda başlamış olduğu ve halen günümüzde kadar devam ettiği görülmektedir. 17. yüzyılda bu edebiyata benzer bir takım türevleri meydana gelmiş ancak Aşık edebiyatına dahil edilmemiştir Çünkü Medrese ve tekke kültüründen yetişen kişilerin eserlerine çoğu zaman divan şiirinin dil, vezin, mecaz ve nazım biçimlerini karıştırması buna sebep olmuştur.
Aşık edebiyatının kökü aslında Türk ırkının ana vatanı olan Orta Asya’ya kadar dayanmaktadır. Zaten günümüz ve eski şairlerin (aşıkların) sazlarını ellerine alarak yurdu ve yabancı toprakları diyar diyar gezmeleri bu göçebeliğin bir neticesidir. Bu sayede Aşık edebiyatı gelişmiş hem toplum nezlinde hem de onu sevenlerin gönlünde bir taht kurmuştur.Her ne kadar Aşık edebiyatı 17. Yüzyılda zirveye ulaşmışsa da 19. yüzyılın sonlarına doğru etkisini kaybederek gerileme dönemine girmiştir. Aşık edebiyatı güçlü olduğu dönemlerde yalın ve sade olmasına rağmen divan şiirini bile etkilemiş ve divan edebiyatına hakim olan bazı şairler üzerinde etkisini göstererek onlara bir takım ilhamlar vermiştir. Nedim ve Şeyh Galip gibi bir çok Divan şairi aşıklık yolunda bazı eserleri olan kişiler arasında yer almaktadırlar.
Aşık halk edebiyatının genel özellikleri incelendiğinde şairlerin şiirlerini ve buna benzer yazımlarını eğer okuma yazma biliyorlarsa cönk adını verdikleri bir defterde biriktirdikleri görülür. Aşıklıkta amaç içi dışı bir ve sade olmaktır. Şiirler icra edilirken halk dili kullanılmalı halka yabancı ve uzak cümleler tercih edilmemelidir. Koşma, semai, destan, varsağı tarzında nizam şekilleri kullanılır. Şiirlerin içeriğinde çoğu zaman aşk, acı, özlem ,sevgi, savaş, gurbet, ayrılık gibi hem toplumsal hem de kişisel öğeler yer alır. Nazım birimi dörtlüktür ve genellikle yarım ile cinaslı kafiye tercih edilir. Şiirler de yöresellik ağır basmakta ve şair şiiri söylerken çoğu zaman önceden hazırlanmadığı için o anlık duygularla eserini icra etmektedir. Şiirlerde çoğunlukla teşbih ve teşhis yapılmakta ve şair hayal ürünü (masalımsı olaylara) hiç yer vermemektedir. Son olarak şiirler konularına göre ayrılmakta ve bu konular koçaklama, güzelleme, taşlama ve ağıt isimleriyle adlandırılmaktadır.
Keops, Kefren ve Mikerinos piramitlerinin inşası ve o bölgede yaşanan gizemli olayların sır perdesi aralanıyor.
Türkçe’mizde yanlama olarak bilinen drift olayı ve tekniklerine dair anlatım ve örnek videoları bu yazıda bulacaksınız.

Cevapla


Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portalı - Güncel ve Tarafsız Haberler İçin Her Gün Ziyaret Ediniz.